Kentdeha – Deha TV Radyo

AYRIK OTU (17 KASIM)

AYRIK OTU (17 KASIM)
EYLEM ŞİMŞEK
EYLEM ŞİMŞEK( eylemsimsek@kentdeha.com.tr )
36 views
17 Kasım 2019 - 20:00

PARALEL EVRENDE SİYASET

Hayatımızın hemen her anında var olan Siyaset.

Gelin isterseniz ilk olarak sözlükteki kelime anlamlarına bakalım.

Siyaset; Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış.

Politika; Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset.

Türk Dil Kurumu güncel sözlüğü kelime anlamlarını bize böyle sunuyor.

Kelime anlamları biz siyasetin içinde olmayanlara hiç de yer vermiyor.

Peki, bizim hayatımızın her anında nasıl yer buluyor?

*

Elimizin altında var olan sosyal medya, televizyon, yazılan köşe yazıları, dost meclisleri ve daha farklı mecralar. Burada en dikkat çekici olan sosyal medya.

Öyle farklı görüşler, öyle farklı fikirler oluyor ki sosyal medyada, herkes bir anda siyaset bilimci olabiliyor. Bu çok daha faklı bir konu belki sonra üzerinde durulabilir.

Siyaset kelime anlamının içine de sığmıyor elbette. Devletlerin arasındaki anlaşmalar, anlaşmazlıklar, imzalanan antlaşmalar, dış güçler, iç güçler, hak arayanlar, terör örgütleri, ekonomik göstergeler ve yansımaları, ha bir de hiç bilmediğimiz *gizli örgütler. Saymakla bitmez.

Dünya Siyaset tarihinin belki de en çok iz bırakan olayları 2. Dünya Savaşı’nda yaşandı.

Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği, ABD, Çin ve Fransa “Müttefik Devletler” olarak; Almanya, İtalya ve Japonya “Mihver Devletler” olarak katıldılar.

*

Türkiye ise henüz 16 yıllık Türkiye Cumhuriyeti olarak, 2. Dünya savaşında toprak bütünlüğünü korumak adına tarafsız olmaktan çok savaşın dışında kalmak için uğraşmıştır.

Savaşın kaybedeni hepimizin malumu Nazi Almanya’sı ve Dünya insanlığı.

Tüm bunların yanında bu paralel evren nereden çıktı?

*

Düşünün ki, Dünya Siyaset Tarihinin bu en kanlı savaşında kazanan ve kaybedenler farklıdır. Türkiye Cumhuriyeti ise savaşta güçlenmek umudu ile yer almış. Nasıl bir yerde ve neler yaşıyor olurduk?

1.Dünya Savaşında Osmanlı Devleti Almanya ve Avusturya Macaristan ile İttifak anlaşması imzalamıştı. Bununda tam tersi olduğunu varsayalım.

Şimdi bu kısaca yakın tarihten verdiğim örneklerle farklı alternatif Osmanlı ya da Türkiye Cumhuriyetleri düşünelim.

*

Ben düşündüğümde çok güzel bir resim çıkmıyor ortaya.

Kısacası, her bulduğumuz mecrada fikirlerimizi sunduğumuz, siyaset yaptığımızı düşündüğümüz konular öyle kolay olmuyor.

Her Siyasi hamlede, yapılan görüşmeler üzerine görüş bildirip kendi fikirlerimizle senaryolar yazarak bu işin içinden çıkamayacağımız da muhakkak.

Elbette her bireyin kendi Dünya görüşü olacaktır, ancak bu görüşler sosyal medya, dost muhabbetleri gibi sonuç vermeyecek mecralarda olunca dostlarımızla aramızın bozulmasına, sevdaların bitmesine, gereksiz küslüklere, haddi aşan cümlelere neden olmaktan başka bir işe yaramayacak.

Oysa Devletler el ele verip yollarına devam edecekler ve biz bir sonraki konuda yine sonuç vermeyecek ateşli konuşmalar yapacağız.

Paralel Evren meselenin nereden çıktığı ve bu yazıyı neden yazdığıma gelince, son zamanlarda izlediğim başarılı dizilerden biri olan orijinal adı “The Man in the High Castle”, Türkçe çeviri adı “Yüksek Şatodaki Adam” dizisini izlemenizi tavsiye ederim. Paralel evrenleri, Siyasetin ne olduğunu, Nazi Almanya’sı ve Japonya’nın 2. Dünya Savaşında elde ettiği başarıyı, Siyaset oyunlarını, Aşkı, Meditasyonu, farklı fikirlere sahip insanları, hak aramayı, hayattan gidenleri ve elde kalanları ve daha birçok konuyu görebileceğiniz bir dizi. Yüksek Şatodaki Adamı da 3 ya da 5 kere göreceksiniz, çok da önemli değil.

Diziyi izledikten sonra, aklımda oluşan “Acaba Türkiye için farklı sonuçlar olsaydı neler olurdu?” sorusuydu.

Düşününce işin içinden pek öyle kolay çıkılmadığını gördüm.

Siyaset yapmaktan ziyade, gelişmiş bireyler olarak Siyaseti yapmaya çalışsak bile karşımızda gördüğümüz kişilerle olan bağlarımızı unutmadan konuşabilmek dileği ile sağlıcakla kalın.

*Gizli Örgütleri de küçümsememek lazım. Gerçekten varlar mı, Gizliden gizliye neler yapıyorlar, yoksa tamamen şehir efsanesi mi? İlerleyen yazılarımda bahsedeceğim bir başka konu olarak duruyor.

Eylem Şimşek