Kentdeha – Deha TV Radyo

AYRIK OTU (25 KASIM)

AYRIK OTU (25 KASIM)
EYLEM ŞİMŞEK
EYLEM ŞİMŞEK( eylemsimsek@kentdeha.com.tr )
45 views
25 Kasım 2019 - 10:15

KÜRESEL ISINMADAN, İKLİM KRİZİNE VE TOPRAKTAN, SOFRAMIZA

Kasım ayının sonuna yaklaşmamıza rağmen kentimizde hava sıcaklığı gündüz 16 derece dolayında. Böyle klasik bir hava durumu cümlesi ile başlayalım Küresel ısınmadan, İklim Krizine geliş sürecimizi.

Bir önceki yazımda sizlere Dünya Ülkelerinin yer kapma savaşlarını siyaset üzerinden anlatmaya çalışmıştım. Farklı olsaydı ne olurdu bunu sorgulamaya çalışmıştım. 2. Dünya Savaşı Dünyanın en çok can alan kara lekesi olarak tarih sayfalarında yer aladursun hala savaşların bitmediğini artık taktik değişikliklerine gidildiğini hepimiz biliyoruz. İşte o taktikler ile toprak, enerji, para vb. Ülkelerin eline geçse de aslında yok oluyoruz.

Ülkeler arası savaşlar topla tüfekle olmuyor artık. Farklı taktikler geliştirdi insanoğlu. Geliştirdi de, her şeye sahip olmamızı sağlayan ‘Dünya’ topyekün gittiğinde ne olacak? sorusunun cevabını şimdilik bizlere uçuk gibi gelen Uzay fikirleri ile Elon Musk cevaplama çabasında. Elon Musk da apayrı konuşulması gereken bir kişi.

*

Bir diğer uçuk proje Norveç’te. Dünyada girilmesi yasak olan yerlerden biri. Norveç’e bağlı Svalbard takımadalarında buzların içinde bir depo. Küresel Tohum Deposu ile önemli tohumların felaketlerde güvenliğinin sağlanması amaçlanıyor. Düşünün ki bu kadar korunan yer bile buzulların erimesi ile sular altında kaldı. Türkiye’de yok mu böyle bir yer? Var elbette. İzmir’de Ulusal Tohum Gen Bankası. Eksi 19 derecede şifreli odaları var. Ancak dışarıdan bakınca pek korunaklı gibi gelmedi bana.

Bilim insanları uzun zamandan bu yana Küresel İklim Değişikliği diyerek konuya dikkat çekmeye çalıştı ama şimdilerde durum hayli kritikleşmeye başladı ki İklim Krizi adında konuşulur oldu.

Savaşlara tekrar dönelim ve günümüzde nasıl oluyor bir bakalım isterseniz.

*

Önce Sanayinin gelişmesi ile zaten kirlettiğimiz Dünyayı daha da güzel kirletmeye başladık. Petrol türevli ürünler çoğaldı, Arabalar, Plastik ürünlerin çokluğu, Kimyasallar ve daha fazlası… Düşünün ki Dünyadan uzaya gönderilen uyduların bıraktıkları parçalar, Dünya etrafında çöp yığını olarak süzülüyor.

Suyu kirlettik en güzeli, toprağı, havayı. Zaten biliyoruz bunları demeyin. Ektiğimizden verim alamaz, verim alsak dahi yediğimizde tat alamaz olduk. Kimi Ülkeler artık silah satmayıp tohum satar oldu. Aldık, bir güzel kullandık. Uzatmayayım yine, şimdi ise pazarda aman tarla domatesi alalım, çürüğü çarığı olanlar ilaçsızmış, ama çürük olmayanından alalım diyoruz.

Olur, alalım da biz o toprağa ilaç attık, suyu da kimyasal karışımlı, hava deseniz yanı başında Otoyol var tarlanın.

Tüm bunların İklim Krizi ve savaş ile ilgisi ne?

*

Eriyen Buzulların altında kalma riski olan Norveç neden böyle bir Tohum Deposu yaptı, Nereye dikecekler ki o tohumları toprak su altında kalınca?

Bizi ilgilendiren kısmını son zamanlarda okuduğum bazı haberler ve toplu taşıma araçlarında duyduğum cümleler ile anlatmaya çalışayım.

Muğla Marmaris’te Dutlar mevsimi karıştırdı, Bursa’da Kasım Ayında Erik meyve verdi bu başlıklar çoğalıyor. Sera üretimi değil bu arada. Honaz ilçesindeki Akbaş Barajı’nda su doluluk oranı gözle görülür seviyede azaldı. Taptaze ve Denizli’den.

10 Kasım Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü 81. Ölüm yıldönümünde anma etkinliklerine katılan eli öpülesi iki öğretmen arasında otobüste geçen diyalog ise şöyle; “Hava ne kadar güzel, önceden ayaklarımız donardı”

Elimizdeki çöpü çöp tenekesine kadar elimizde tutup atmamız elbette güzel ama galiba çöp üretme durumunu azaltmamız gerekiyor. Daha az Karbon salınımı sağlayacak bir yaşam tarzı belirlememiz elzem.

Sonra, Pelitbağ Kapalı Semt Pazarında Patates, Soğanı değil kilosu 10 Lira’ya hiç bulamayacağız. Bizi ilgilendiren kısmı burası. Biz bulsak dahi gelecek nesiller Su savaşını oyun değil gerçek savaş olarak yapacaklar bu da savaş kısmı. Bahçemizde duran ağacın dalından İlkyaz’da yediğimiz eriklerin ve dutların özlemiyle… Bu da İklim krizi ile ilgili.

Her hafta yazdıklarıma dair bir dizi, film, kitap ya da Müzik eserini sizlerle yazı içinde ya da bu hafta olduğu gibi dışında paylaşacağım. Beğenmeniz ümidi ile sağlıcakla kalın…

Dinlemeniz dileğiyle, Ludovico Einaudi – Elegy for the Arctic

Eylem Şimşek