Kentdeha – Deha TV Radyo

AYRIK OTU (02 ARALIK)

AYRIK OTU (02 ARALIK)
EYLEM ŞİMŞEK
EYLEM ŞİMŞEK( eylemsimsek@kentdeha.com.tr )
28 views
02 Aralık 2019 - 10:00

YÜZDE ELLİ’YE VARAN İNDİRİMLİ HAYAT

Sizi bilmem ama biz kadınlar alışverişi çok severiz.

Özellikle de canımızın sıkkın olduğu dönemlerde. Bir kadının alışveriş yapmasının giriş, gelişme ve sonuç süreci tam olarak şöyle işliyor;

-Bugün kendimi mutlu edecek bir şey yapmalıyım. Geçen gün gördüğüm o elbise hala duruyor mu acaba?

*

Mağazaya gidilir ve elbise hele bir de o gün indirim varsa kârlı bir alışveriş yapılmışçasına alınır.

-Ama bir dakika elbiseyi daha uygun fiyata aldıysam başka şeylerde alabilirim.

*

Başka mağazaya gidilir ve elbiseye uygun ayakkabı ve çanta alınır.

-Fakat eksik kaldı birde uygun takı almak lazım.

*

Bir kadın olarak bunun daha da fazlasını ben de yaptım. Yaptım fakat hala mutsuzdum, hatta daha da mutsuzdum bir de borçlanmıştım kredi kartına.

Tüketim Çılgınlığı dediğimiz bu olgu, ne sadece bende ne de sadece kadınlarda söz konusu. Tüm toplumlarda alabildiğine gereksiz harcamalar yaparak tüketim için çalışıp, kazanmaya hatta tüketmek için yaşamaya başladık. Kırmızı renk size ne ifade eder diye sorsam, hepinizin aklına ilk önce bir fast food zinciri, ardından kola gelir. Düşünün öyle ki renklerle bile tüketin çağrısı dayatılmış.

Denizli’de TÜİK son verilerine göre araç sayısı 409 bin 958’e ulaştı.

*

Denizli’de yine son verilere göre otomobil sayısı 197 bin 322.

Sadece tüketmek ile kalmayıp lüks tüketime de hayli yoğunlaşmış durumdayız. Çok uzak değil bundan 20 yıl önce evlerin önünde tek tük araç varken şimdi trafiği nasıl düzenleriz sorunsalı ile baş etmeye çalışmak da cabası. Hani bahsetmiştim ya Küresel İklim Krizi diye, işte o krize ne de hoş bir katkı.

Geçtiğimiz Cuma gününün “Black Friday” olması nedeni ile yine gördük birbirimizi bile tüketebiliriz indirim denilince. O nasıl bir çılgınlıktır? “Sabahın köründe” (Black adı da bir rivayete göre buradan geliyor) sıraya girenler, birbirini ezenler, saç baş yolan kadınlar. Uzar gider…

Ama ne alıp veremediğimiz?

Yıl 1932… Her şeyde olduğu üzere Amerika Birleşik Devletleri’nde Şükran Günü ile Noel arasında boşluk kalmasın, hep alışveriş yapılsın, Ekonomik Buhran çözülsün, alınsın verilsin Ekonomiye can gelsin diye başlayan indirim günü artık her şeyde olduğu gibi Küresel hale gelmiş durumda.

*

Doğum günümüz ile başlarsak hediye günerine bakıldığında tanışma yıl dönümü, sözlenme, nişanlanma, evlilik yıldönümü. Baştan bir sürü silsile ile bir ilişkiye tonla para harcamıştık zaten. Yılbaşı, Sevgililer günü ve daha niceleri…

Mağazaların dayattığı o gözden kaçırılmayan indirimler. Ah! o indirimler.  Yüzde 90’a varanını gördüm. %100 olmasını bekliyorum. Ha bir de o fiyatın sonundaki 99 kuruşlar. Ver 1 kuruşumu desen işin içinden çıkılmaz. Sosyal medya reklamları, devamlı gelen indirim mesajları. Eşinizden, sevdiceğinizden gelmez bu kadar mesaj.

*

Bunca hız arasında hızlı tüketimde normalleşmiş durumda. “Seneye de giyer yerine, modası geçer” cümlelerini duyuyoruz.

Hayatımıza bu kadar hız, küreselleşme, her an her şeyi görebilme imkanı tanınınca ortaya çıkan haliyle, ver elini Tüketim Çılgınlığı oluyor.

Fakat hayatımıza bu olguları yerleştiren insanlar hiç de bizim gibi değiller. Milyon dolarlar kazanan,  Steve Jobs her ne kadar hayata gözlerini yumsa da 16 Bin lira değerinde telefonu hala satmayı başaran firmanın kurucusu, olabildiğince az eşya ile yaşamayı tercih eden ilk isimlerdendi, bizi sosyal delilere çeviren Mark Zuckerberg. Mark’ın evindeyiz bir gün inzivaya çekilmiş, hiç de öyle Manhattan Avenue 5’ta oturmuyor.

Elbette insanoğlu var oluşunun her döneminde tüketme eğilimindedir. Geçtiğimiz hafta Deha TV’de yayınlanan Güncel programında konuğum olan Pamukkale Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünden Dr. Öğretim Görevlisi değerli Aslıcan Kalfa Topateş’in de söylediği gibi “Tüketmeye devam edeceğiz”

*

Bazı öncelikler doğrultusunda, Yemek, giyim, sağlık, Kültür – sanat ve diğer etkinlikler öncelikler. Sonrası size kalmış.

Tüm bunları bir çılgınlık çatısı altında topladığımda, istediğiniz kadar tüketin demeyi çok isterdim. Tüketirken neden tükettiğimizi, nelere zarar verdiğimizi, bunca tüketimin kime faydası olduğunu ve bizde oluşturduğu travmanın zararını düşünerek.

Ve elbette aşırı tüketim bizi hiç ilgilendirmeyen sizin cüzdanınızı tüketmekle kalmıyor, Dünyayı da tüketiyor.

Her hafta konu ile ilgili bir film, müzik ya da kitap tavsiye edeceğim demiştim; bu hafta bolca tüketmeniz dileği ile istediğiniz filmi izleyip, dilediğiniz müziği dinlemenizi ve çılgınlar gibi kitap alıp tüketmenizi dilerim.

Yılbaşı da geliyor, kendime hediye mi alsam?

Sağlıcakla kalın…

Eylem Şimşek