Kentdeha – Deha TV Radyo

HER AÇIDAN (09 ARALIK)

HER AÇIDAN (09 ARALIK)
ABDİL YAŞAROĞLU
ABDİL YAŞAROĞLU( abdilyasaroglu@kentdeha.com.tr )
60 views
09 Aralık 2019 - 9:10

DENİZLİLİ ÜNLÜ YAZAR

Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından son yapılan kitap fuarına gelmişti. Kitap fuarına habere ve program çekmeye gittik fakat kendisi ile saatler bir türlü denk gelmemişti. Ardından Merkezefendi Belediyesi’nin organizasyonuna da geldi, biliyorum. Fakat o programa da ne yazık ki katılamadım. Çok gitmek istedim ama olmadı.

Belki eserlerini okudunuz, belki duydunuz, belki de ilk kez bu ismin Denizlili olduğunu duyacaksınız. Kimden bahsediyorum?

Ünlü yazar Hasan Ali Toptaş.

*

Aslen Baklan’lı, vergi dairelerinde çalıştı, hatta 1981 yılında memleketim Çivril’de de veznedarlık yapmış, ardından Ankara bölgesinde vergi dairesinde icra memuru ayrıca hazine avukatlığında memur olarak çalışıp emekli oldu. Şu an bildiğim kadarıyla Ankara Eryaman’da o güzel eserlerini yazmaya devam ediyor.

Kendisi her ne kadar “Nobel Hayalim Yok” dese de önümüzdeki yıllarda “Nobel Ödülü” alabilecek değerli yazarlardan birisi.

1987 yılında çeşitli dergilerde ya­yımladığı öykülerini Bir Gülüşün Kimliği adlı kitapta topladı. 1988 yılında Cemil Kavukçu, İzzet Kılıçlı ve Tamer K. Bilgin’le birlikte Yazıt dergi­sinin kuruluşunda yer aldı.

İlk öyküsü Denizli Gazetesi’nde 1975’te çıktı. “Bayram Şeke­ri” adını taşıyan bu öyküden sonra İmece, Dönem, Varlık, Yazıt, Adam Öykü, İmge Öykü dergilerinde başka öyküler yayımladı. Ünlü Yazar, çeşitli röportaj ve eserlerinde “dili çok önemsediğini ve bu yüzden romanlarını uzun sürede oluşturduğunu” aktarmıştır. Bunu da şöyle örneklemektedir: “Bin Hüzünlü Haz” (1998) adlı eserinde dili düpedüz araç değil amaç edindim.

*

Gölgesizler” adlı romanı sinemaya uyarlanmıştır.

3 yıl aradan sonra yeni romanı Everest Yayınlarından “Beni Kör Kuyularda” yayımlandı.

Roman Ankara’da bir gecekondu mahallesinde başlıyor. Köylerinden ekmek parası kazanma ve refah bir hayat yaşama umuduyla çıkıp kentin varoşlarına gelmiş bir aile, romanın merkezine oturtuluyor.

Güldiyar ve Ailesi…

Güldiyar, bir gün babasına öğle yemeğini götürmek için evden çıkıyor ve eve döndüğünde ise bir daha konuşmamak üzere susuyor. Annesinin tüm çabalarına rağmen tek kelime etmeden bir köşeye çöküp oturan Güldiyar, yedi cenaze evine yetecek kadar ağlıyor. Ancak Güldiyar’ın gözlerinden yaş değil, taş akıyor. Hasan Ali Toptaş bu noktadan sonra onlarca soruyu ötemize berimize bırakarak usulca devam ediyor. Güldiyar’a ne olduğu sorusu ise romanın başından sonuna okurun içini kemiren en önemli soru olarak varlığını sürdürüyor.

Daha çok detay vermeden kendisine yeni bir roman arayanlara, karar veremeyenlere bu kitabı kesinlikle öneriyorum. Ayrıca Hasan Ali Toptaş’ın tüm eserlerini inceleyin. Size de keyif vereceğini düşünüyorum.

Hasan Ali Toptaş son eserinde de kadına şiddet, çocuk istismarı, toplumsal yozlaşma gibi konuları gözler önüne seriyor. İyileri, kötüleri, toplumu, sosyal medyayı çok güzel bizlere sunuyor.

Belki bu çivisi çıkmış dünyanın iyi olmasına hem bu kitabın hem de bizim bir katkımız olur.

*

Bir de kitapseverlere birkaç da önerim olacak. Bu kitapları mutlaka okuyun. Kesinlikle önerilir.

– 1984

– Sefiller

– Dönüşüm

– Pi’nin Yaşamı

– Hayvan Çiftliği

– Uçurtma Avcısı

– Cesur Yeni Dünya

– Çizginin Dışındakiler

– Ölü Ozanlar Derneği

– Don Kişot

– Nietzsche Ağladığında

Toptaş’ın son romanından bir kesit; “Sen diyorsun ki, kötüler gelip bize kötülük edinceye kadar iyidirler, başımızın üstünde yeri vardır.”  Beni Kör Kuyularda

Abdil Yaşaroğlu

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir.