Kentdeha – Deha TV Radyo

GÜNDEMİN YELPAZESİ (09 ARALIK)

GÜNDEMİN YELPAZESİ (09 ARALIK)
AYLİN ÜNAL
AYLİN ÜNAL( aylinunal@kentdeha.com.tr )
37 views
09 Aralık 2019 - 9:02

BİR ELİMİZ YAĞDA BİR ELİMİZ ÇAMURDA

Türkiye üretken bir güç, üreten değil.  Röportaj yapmaya gittiğim pazar, bir bakıma minik bir ticarethane ama öldüren bir ticarethane. Asgari geçinme düzeyinin ortaya konmasını istediğim için sihirli mikrofonumu vatandaşlara şu soru eşliğinde uzatıyorum: Evden ne kadarlık bütçe ile alışverişe çıktınız? Gelen cevap ya elli ya da yüz.

*

Bu ekonominin taşıma suyu, hani değirmeni döndürmeyeninden. Hangi birini anlatmalıyım ki, bir de aramızda kalsın demişlerdi sihirli mikrofonuma konuşanlar, üsttekiler duymasın diye. Fakat siz de bilirsiniz ki iki kişinin bildiği sır, sır değildir artık. Ama ben sözüme sadık olmaya çalışacağım. Mesela; pazarlarda yerli satıcılar için yer bile açılmadığını söylemeyeceğim. Çünkü büyük tezgahların ürünleri süslü. Röportaj yaparken annesine tam mikrofon uzatacakken küçük bir kız çocuğunun “Anne çilek alalım mı?” derkenki hevesini görüp “Sonra alırız kızım” diyen annenin burukluğunu gördüğümü söylemeyeceğim. Evine ekmek alabilmek için Mersin’den Denizli’ye çorap satmak için gelip saatlerce ayakta dolaşan adamı söylemeyeceğim. Kardeşi hasta ve annesi çalışmıyor olduğu için arabaların önüne atlayıp çiçek satmaya çalışan Adil’i söylemeyeceğim. Çınar Meydanı‘nda sırf patronu yukardan izliyor diye satış yapıyor gibi görünen gençleri söylemeyeceğim. Çünkü bizim ekonomimiz çok iyi!

*

İyi olmaz mı!? Kuyruğundan yakalanmaya çalışan çekirge gibi bir o yana bir bu yana zıplayan ABD Doları ülkenin kafasına kafasına geçiriyor sopayı.  Pazarcının boynuna da zorla taktırıyor yemeni. Sahi Birinci Dünya Savaşı’da böyle çıkmamış mıydı? Dünya dilinde ifadesi şöyle: Büyük devletler 0ham madde ve pazar arıyor. Aylin’cesi ise şöyle: Emperyalizm kumandasının aktörleri rakı masasına meze arıyor.

Aklın başında değil Türkiye’m uyan artık. Bir elimiz yağda, bir elimiz balda diyerek avutma kendini. Ekmeği karneyle alıyorduk zamanında, hastanelere giremiyorduk, ilaç alamıyorduk, eskiden her şey bu kadar bol değildi deme artık. Bunlar zaten her ülkede var. Sosyal devlet anlayışının ödev ve sorumlulukları. Yaptığın alışveriş sonrasında verilen, buruşturup attığın o fişe bir bak! Kattıkça değerlenen “KATMA DEĞER VERGİSİ”. Senden kepçeyle alınıyor, sana kaşıkla veriliyor.

*

Unutmayın! Biz inkılapçı bir devletiz. İnkılap; kaplumbağaların üstüne mum dikip bahçeyi ışıklandırsın diye gezdirmek değildir. İnkılapçılık, tarımı destekleyen kredi kooperatiflerini açtırmaktır, aşar vergisini kaldırmaktır. Bırakın maddi gücü insan gücü bile kalmamış bir ülkede kalkınma planları hazırlamaktır. İnkılapçılık devletçi olmaktır, halkçı, laik, milliyetçi, cumhuriyetçi olmaktır. İnkılapçılık, ATATÜRK olmaktır.

*

Bir elimiz yağda bir elimiz balda! Hayır. Bir elimiz (kızgın) yağda, bir elimiz çamurda, ayağımız ise çukurda. Kazanımızın altına odun atmaya çalışıyoruz hem de kendi ellerimizle. Yavaş yavaş suyumuz ısınıyor.  Uyansan da Türkiye’m artık sabah olmuyor…

Aylin Ünal