Kentdeha – Deha TV Radyo

TERAPİ KOLTUĞU (13 OCAK)

TERAPİ KOLTUĞU (13 OCAK)
LEVENT KAYIKCI
LEVENT KAYIKCI( leventk@kentdeha.com.tr )
48 views
13 Ocak 2020 - 11:01

GÜRÜLTÜNÜN PSİKOLOJİMİZ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Gürültü bireyin doğrudan sinir sistemini etkileyen en önemli dış unsurlardan biridir. Bireyin huzursuz, tedirgin ve gergin olmasının yanında, kişiye verdiği birçok rahatsızlık temelde gürültü ile ilişkilendirilmektedir. Gürültü ile beraber ortaya çıkan bu duygular beraberinde daha sıkıntılı psikolojik sorunları da getirebilmektedir. Bunların başında depresyon, kaygı, endişe, panik bozukluk vb. olabilmektedir. Bulunulan ortamın gürültülü oluşunun yanında zaman olarak da uzun süre gürültü ortamlarda bulunmak bireyleri sinirsel olarak daha fazla etkileyebilmektedir. Fazla gürültüye maruz kalan kişi kendisini kötü hissedebilir, çabuk öfkelenip sinirlenebilir ve her şeyden önemlisi karşısındaki bireyleri kırıcı ve incitici olabilir.

*

Uzun süre gürültüye maruz kalmakla beraber kısa sürede gürültüye maruz kalmak bireyleri etkileyebilmektedir. Gürültünün miktarı kişinin ruhsal sağlığını olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. Ne kadar çok gürültülü ortam beraberinde daha fazla ruhsal travmaları doğurmaktadır. Burada ruhsal olarak kendisini kötü hisseden bireyin derhal bu farkındalığa ulaşması beklenmektedir. Kişinin rahatsız olduğu gürültü ortamında kendisi adına bir takım önemler alması yararlı olacaktır. En azından elindeki imkânlar doğrultusunda kendisine yatırım yapmaya devam etmeli, ruhsal olarak olumsuz yönde çok fazla etkilenmeyi azaltabilmelidir. Bu olumsuz etkilerin en aza indirilmesi adına iş yerleri de bir takım önlemler almalıdır. Bunların başında vardiyalı çalışma, çalışılan süreyi kısa tutma, çalışma ortamının dönüşümlü kullanılmasının sağlanması vb. gibi önlemlerin alınmasını sayabilmekteyiz. İş yerlerinde gürültülü durumların azaltılması bireysel performansı etkileyeceği gibi, işin verimliliğini ve takım çalışmasını da arttıracaktır. Bu durumun sağlatılamaması durumunda ise kavga ve tartışmaların yoğun olduğu, iş veriminin bir hayli düştüğü, koordinasyona ve işbirliğine dayalı iş birliğinin en aza indiği, sosyal ilişkilerde zayıflıkların ortaya çıktığı duygusal ve fiziksel öfke patlamaları görülecektir.

Unutulmamalıdır ki gürültü çocukları ve yaşlıları daha çabuk ve fazla etkilemektedir.

*

Gürültülü işyerlerinde çalışanlar iş çıkışı sakin veya hafif müzikli bir ortamda bir süre kalmaya özen göstermelidirler. Özellikle önemli kararları alacakları zamandan önce bir süre dinlenmeye; mutlaka sakin bir süreyi kendilerine vermeyi ihmal etmemelidirler.

Gürültüyü ciddiye alın ve olabildiğince gürültüden uzak kalmaya özen gösterin. Gürültü miktarının ruh sağlığınızı olumsuz yönde etkilediğini ve akabinde bozabileceğini unutmayın.

*

Murathan Mungan’ın da dediği gibi; ‘Her zaman olduğu ve hepimizin bildiği gibi, bütün gürültülerden sonra geriye sadece yalnızlık kalır.’

*

Yalnız kalmamanız dileklerimle…

Levent KAYIKCI

UZM. KLİNİK PSİKOLOG

@leventkayikci1