Kentdeha – Deha TV Radyo

GÜNDEMİN YELPAZESİ (17 OCAK)

GÜNDEMİN YELPAZESİ (17 OCAK)
AYLİN ÜNAL
AYLİN ÜNAL( aylinunal@kentdeha.com.tr )
104 views
17 Ocak 2020 - 9:00

Bıkmadık mı şu çocuklara ayağından büyük numarada ayakkabılar giydirmeye çalışmaktan. Bakın size yaşadığım gerçek bir hikâyeyi anlatayım:

Gözetim yapmak için gittiğim bir okulda Halil Emre isimli bir öğrencim vardı. Öğle yemeğinde yemekhaneyi kolaçan etmek için aşağı inmiştim ve Halil koşarak yanıma geldi.

“Öğretmenim leblebinin nasıl yapıldığını buldum ve ben de şimdi yapacağım” dedi.

Ben de merak ederek sordum nasıl yapacağını fakat dikkatimi çeken bir durum daha vardı. Önlüğünün cebi kirlenmişti. Ben önce yemek yerken farkında olmadan üzerine döktüğünü zannettim. “Önlüğüne ne oldu?” dediğimde “Öğretmenim, az önce dememiş miydim size leblebinin nasıl yapıldığını buldum diye. Buldum işte. Bugün öğle yemeğinde nohut vardı. Ben de düşündüm ki bu nohutu cebime koyup sonra onu güneşte kurutursam leblebi olur.”

Şimdi ben nasıl söyleyecektim ona leblebinin öyle yapılmadığını. Söylemedim de zaten o an. Peki dene bakalım dedim. Çünkü çocuk gözüyle bakışını kıramazdım. Deneyerek öğrenmeliydi ya da denerken yeni bir şey keşfetmeliydi. Ve o daha sekiz yaşında.

*

Biz yetişkinlere göre odaklanacağımız şey onun yaramazlık yaptığını düşünmek. Üstünü kirlettiği için annesinin kızmasını haklı görmek!

Bırakın çocuklarınız çocukluğunu olması gerektiği gibi yaşasın. Bırakın resim çizerken gökyüzünü maviye, güneşi sarıya boyamasın. Güneşi yeşile boyamak istiyorsa boyasın. Zaten görüyor sarı renkte olduğunu. Bırakın saklambaç oynamanın eğlencesine varıp akşam ezanı vaktinin yaklaşmasının tadını alabilsinler. Ödevlerle, testlerle boğuşturmayın çocukları. Müzikle, resimle, edebiyatla, sporla uğraşsınlar. Hayallerini sınırlamayın çocukların. Onlar biz yetişkinlerden daha büyük mercekle görüyorlar dünyayı.

Okulda verilen karneleri çok da ölçüt kabul etmeyin sevgili veliler!

*

Bilimi Einstein gözüyle gören çocuğu Türkçeden zayıf aldı diye başarısız kılmayın. Matematik dersinde sıkıldığı için derste resim çizen çocuğa sayısal zekâ alanına sahip değil diye etiketlemeyin değerli öğretmenlerim. Bir de değerli öğretmenlerim, çocukların davranış karnelerinin hepsine çok iyi yazıp geçmeyin. Akademik başarıdan daha önemlisi orası.

Bizim doktora, mühendise, bankacıya, öğretmene, manava, bakkala ihtiyacımız olduğu kadar İYİ BİR İNSAN, ÖRNEK BİR VATANDAŞA DA ihtiyacımız var. Ülkemizin çocukları bir elin beş parmağı gibi.

Baş Parmak; Lider Ruhlu Vatandaş

İşaret Parmak; Adaletli Vatandaş

Orta Parmak; Dürüst Vatandaş

Yüzük Parmak; Sadakatli Vatandaş

Serçe Parmak; Düşünen Vatandaş

Unutmayın. Serçe, yüzüğe bağlıdır. O olmadan diğeri oynamaz.

Aylin Ünal