Kentdeha – Deha TV Radyo

AYRIK OTU (05 ŞUBAT)

AYRIK OTU (05 ŞUBAT)
EYLEM ŞİMŞEK
EYLEM ŞİMŞEK( eylemsimsek@kentdeha.com.tr )
41 views
05 Şubat 2020 - 9:00

“GEZELİM GÖRELİM”

TRT’de çocukken izlediğim Nuray Yılmaz’ın sunduğu “Gezelim Görelim” programı belki de hala en sevdiğim programlardan biri. Şimdi denk gelsem yine büyük keyifle izlemeye devam edeceğime eminim. Çocukluğumdan itibaren yeni insanlar tanımayı, yeni yerler görmeyi çok sevmişimdir hatta bulunduğum yerde yarım saat durduktan sonra sıkılmaya başlamam ve bu kadar gezme isteğim çocukluk yıllarımda belki de annemi en kızdıran huyumdu. Daha sonları da gezi programlarını hem imrenerek hem de kıskanarak izlediğimi de söyleyeyim. Ben stüdyoda otururken bu insanlar hem işlerini yapıp hem geziyorlar ne denli sinir bozucu bir durum. Sanırım yaş ile beraber ya da alışkanlıklar ile bu gezme fikrinden uzaklaştım. Belki de çok fazla yer değiştirmem neden oldu buna, bir kaç şehir değiştirmek, üstüne bu şehirlerde bolca ev taşımak beni biraz yormuş olsa gerek. Gezme sevdam bitti sanmıştım ama bitmemişti sadece erteleniyordu.

*

Gezmeye başlamak için nedense ertelenen tarih emeklilik sonrası olur. Benim de planım böyle. Oysa çok sevdiğim ve farklı birçok anlatımı olan “Mademki öleceğiz, öyleyse yaşayalım” sözü ile düşünürsek arayı çok uzatmadan gezmeye başlamak lazım.

Dünya’da öyle farklı ve görülmeye değer yerler var ki; İspanya’nın kuzeyinde bulunan Altamira Mağarası, Norveç Fiyortları, Hindistan’da Goa Eyaleti, Kutuplara yakın yerlerde görülebilecek Aurora, bilinen adı ile Kuzey ya da Kutup ışıkları, Türkmenistan’da Sönmeyen Ateş ya da Cehennem Kapısı en çok görmek istediğim yerler. Gitmek için neyi beklediğimi sorarsanız elbette biraz parayı.

Türkmenistan’daki Cehennem kapısından söz etmişken bir Cehennem Kapısı daha var hem de çok yakınımızda.

Dünyanın öbür ucundaki yerlere merakım hep olacak fakat benim gibi gezmek isteyenler yine benim gibi aslında burunlarının dibinde var olan harika yerlere gittiler mi? Ben gitmedim. Mesela, Denizli Hierapolis Antik Kentinde de Cehennem Kapısı var hiç bilmiyorum, Pamukkale’deki Antik Havuza hiç girmedim, Denizli’ye hepi topu 6 kilometre uzaklıktaki Laodikeia Antik Kentine yıllar önce sadece bir defa gittim, Honaz Milli Parkına yine bir defa gittim yıllar önce, Kayak Merkezi açıldı hiç gitmedim, burnumuzun dibinde İnceğiz Kanyonu var yine bir defa işim gereği gittim saymakla bitiremeyeceğim kadar yanıbaşımda olan bunca yeri gezememişken kalkmış bir de gözümü Kutba dikmiş Altamira mağarasını merak içindeyim daha da yetmezmiş gibi Denizli’de bulunan tüm bu saydığım yerleri gezip tanıttıktan sonra yurt dışında gezilmesi gereken yerleri tanıtmaya başlayan meslektaşlarıma da haset ile bakıyorum olacak iş değil.

*

Neden gitmedim? Hayalini kurduğum yerler için evet biraz para gerekebilir ama bahsettiğim Denizli’nin içinde olan yerlere neden gitmedim? Zamanım yoktu, işte en güzel bahane. Her hafta sonu bir yere gitsem sanırım epeyce güzel yerle tanışıklık halinde olurum fakat zamanım yok.

Ne demek zamanım yok? Alışkanlıklarımızdan vazgeçemiyoruz. Evde oturup dizi izlemek varken, zaten bir gün iznim var biraz da kendime vakit ayırayım ki o vakit ayırmalarda genelde kuaför, çarşı, pazar, ev işleri ile geçerken, koltukta şöyle tv karşısında uyuklamak varken kim gidecek şimdi dağın başına değil mi ama? Alışmışız çünkü konforumuzdan vazgeçmemeye. Çoğumuz bir sırt çantası ile yola koyulamaz, illaki birisi rujunu ister, diğeri o kaba ayakkabıları giymek istemez, bazısı ojesinin bozulacağından endişe eder, bazısı en sevdiği yerde en sevdiği yemeği yemek ister, hem maç var o akşam, en sevdiği dizinin yeni bölümü yayınlanacak… Var da var yani bahanelerimiz.

*

Bazen sadece gitmek gerekir, elinin tersi ile sana dikte edilerek alıştırılan herşeyi bırakıp gitmek. Çok uzağa değil belki ama yanıbaşınıza.

Kendime tavsiyem; Hızlıca saydığım yerleri ziyaret etmek.

Size tavsiyem; elbette aynısı…

Ha emekli olunca Fiyortları görmeye gitmeyecek miyim? Elbette gideceğim önemli olan yola çıkmak… Şimdi Hierapolis Antik Kenti ile buluşalım da.

Sağlıcakla kalın…

Eylem Şimşek