Kentdeha – Deha TV Radyo

AYRIK OTU (17 ŞUBAT)

AYRIK OTU (17 ŞUBAT)
EYLEM ŞİMŞEK
EYLEM ŞİMŞEK( eylemsimsek@kentdeha.com.tr )
32 views
17 Şubat 2020 - 9:02

“SEVGİ NEYDİ? SEVGİ EMEKTİ…”

Selvi Boylum Al Yazmalım filmini izlemeyen yoktur sanırım ya da umarım.

Geçti değil mi 14 Şubat? Bitti yani, 365 gün sevgisiz hayatımıza devam edebileceğiz çok şükür.

Birbirini öldüren, döven, söven, seviyordum öldürdüm diyenler, yolda bile kimseye tahammül edemeyen bizler bir Pagan geleneği olan ama Hristiyanlığın yayılması ile daha farklı boyutlara taşınan sonra da bir tiran tarafından öldürülen bir Azize bağlanan yetmezmiş gibi üstüne Aziz Valentine sevdiği kadına öldürüldüğü gün (14 Şubat) yazdığı yazı nedeni ile sevgililerin birbirlerine kartlar verdiği bir gün haline gelen daha da yetmezmiş gibi hediye çılgınlığı ile giderek ticarileşen, son yıllarda da internet üzerinden sevgilisi olmayanlara hava atarcasına sevgililerin bir birlerine aldıkları hediye vb. şeyleri paylaşarak hava attığı bir gün haline gelen sevgililer gününde ben ne sevgi, ne de yakınından geçen bir şey bulamıyorum.

*

Bir tek ben değilim böyle düşünen, emin olun birçok kişi gereksiz buluyor ama gelin görün ki genelde biz kadınlar içten içe de olsa o gün bir şeyler bekliyoruz. Çünkü herkes sevgilisinden hediye alırken insan kendisini dışlanmış gibi hissediyor bende dâhil. Tamam, hediye, çiçek, tek taş falan filan bunlar güzel de, sevgiyi bu kadar basite indirgemek neyin nesi? Aldın hediyeni mutlusun sevgilinle romantik zamanını da geçir ama arkadaşım neden bunu sosyal medyadan paylaşıp bizim canımızı sıkıyorsun ki?

*

Sevgililer gününde değil sadece son zamanlarda hiç birimizde sevgiye dair herhangi bir şey göremiyorum açıkçası.

Bir defa yaşanan sevgiler basitleşmiş halde. Keşke tüketim toplumu olurken sadece materyalleri tüketsek. Gelin görün ki biz sevdaları da aynı hızda tüketiyoruz. Bilmem farkında mısınız? Artık insanlar o kadar sevgili olma derdinde de pek değil.

Nasıl bu kadar kolay tüketilir hale geldi sevgi bile derseniz; diğer tüm konularda olduğu gibi her şeye kolay ulaşmak.

Selvi Boylum Al Yazmalım da gördüğümüz aşklar yerine ya da çeşme başında gördüğü kıza aşık olmak bir yana, bu giderse yenisi gelir, kız mı yok? Eski sevgilimi unutmak için yenisini bulmalıyım gibi bir bakış açısında en fazla 5 günlük aşklar diyarında eğer bu beş günü Sevgililer Gününe getirdiyseniz üstüne bir de hediye falan aldıysanız sizin için çok üzgünüm en geç iki güne terk edileceksiniz ya da sıkılıp siz terk edeceksiniz.

*

Çocukluğumda en sevdiğim şey aynı mahallede oturduğum abla ve abilerin mektuplarını götürüp getirmekti. Bende ki de nasıl bir delilik bilmem fakat genç kızların sevdiğini görmek için durmadan balkon yıkayıp, çamaşır astığı yıllardaki aşklar bunlar, naif, sabırlı, hasret dolu ve elbette kolay değil zor ulaşılan.

*

Sevgi neydi? Size aldığı tektaş ya da bir buket çiçek değil, size dair her şey ile ilgili olmak, dış görünüşünüz, giyinişiniz ya da başka bir şey değil sizinle geçirdiği zamandan mutlu olup o zamanın hiç bitmemesini istemek, o an sizin isteğiniz “Mecnun ol çöllere düş”, “Benim için Leyla ol” denilse bile yapmak istemek, belki de yapmak. Ve daha birçok maneviyat…

Emeksiz Sevgilerde Sevgililer Günü bu dönem için pek de uygun değil.

Ha! Derseniz ki senin Sevgililer Gününden beklentin ne? Elbette Tektaş…

Bu hafta film tavsiyem Selvi Boylum Al Yazmalım değil, elbette Leon filmi.

Çocukluğumun aşıklarına ithafen de Mithat Körler şarkılarından biri…

Sevgi her şeye hissedilebilen ve sizi hayata bağlayan ölüm dışındaki tek şeydir, anlamını yitirmemesi dileğiyle…

Sağlıcakla kalın…

Eylem Şimşek