KENTDEHA

KURŞUN KALEM (07 EYLÜL 2020)

KURŞUN KALEM (07 EYLÜL 2020)
MEHMET YILMAZ
MEHMET YILMAZ( myilmaz.pau@gmail.com )
663 views
07 Eylül 2020 - 9:00

EYLÜL VE HÜZÜN

Türkçemizin en hüzünlü kelimelerinden biri olan “eylül” kelimesinin kökeni Arapça’dır. Arapça’ya ise; Süryani takviminin altınca ayına atıfta bulunan elûl kelimesinden alıntı yapılarak geçmiştir. Kelime köken olarak hasat ve festival mevsimi anlamlarına gelmektedir. Hristiyanlar’ın “istavroz ayı” dedikleri bu ay Karadeniz’de değiştirilerek “istavrit ayı” denmiştir.

Eylül deyince akla hasat gelir elbette… Türkiye gibi tarımsal potansiyeli yüksek olan ülkelerde hasat mevsimleri çok daha kıymetlidir. Eylül ayının psikolojisi şöyledir; artık yaz mevsimi geride kalmıştır ve kışa hazırlıklar tamamlanmaktadır. Eylül ayıyla birlikte hasadı yapılmamış ürün kalmaz. Doğanın var ettiği bütün ürünler artık son meyvelerini verir. Tabiat/doğa, eylül ayıyla birlikte yapraklarını dökmeye – tabiri caizse- ölmeye hazırlanır. Kış mevsimiyle birlikte dinlenmeye başlayacak ve bu sürecin sonunda yeniden doğacaktır. Yeniden doğuşa bir hazırlık olsa da; ölüm varsa hüzün hep vardır.

*

Eylül deyince akla şarkılar gelir elbette… Bir dönemi oldukça etkileyen söz yazarı ve bestecisi Ferdi Tayfur olan “Bağbozumu” adlı şarkının sözleri bize bir eylül havasını hissettirmektedir. Aslında bağ bozumu bir hasat işlemidir. Üzüm hasat edilmiş ve bir yıllık emeğin karşılığı alınmıştır. Ancak; bağ, üzümsüz kalmıştır artık. Bağ bozumu; söz yazarı tarafından bir ayrılığın sembolü haline getirilmiştir. Yazar, tıpkı üzüm gibi bir yaz boyunca sevgilisiyle geçirmiş, hiç bitmeyecekmiş gibi gelen o yaz günleri bitmiş ve plajlar bomboş kalmıştır. İşte yazar, bir eylül ayında, bir bağ bozumunda sevdiğinden ayrılmış ve doğanın ölümüyle aşkının bitişini benzeştirmiştir. Üzüm, bağından; yazar, aşkından ayrılmıştır ve bu ayrılığı şu dizelerle şarkılaştırmıştır: Nasıl da geçiverdi koskoca bir yaz mevsimi/sonumu bile bile yakmışım kendi kendimi…

Eylül deyince akla kitaplar gelir elbette… Mehmet Rauf, hüzünlü bir aşk hikâyesini kaleme aldığı Eylül adlı romanını bir eylül akşamında çıkan yangınla bitirmiştir. Kültürlü, eğitimli, güzel ve gösterişli bir kadın olan Suat; sorumsuz ve bencil bir adamla evlidir. Romandaki bir diğer kadın kahraman Hacer de mutsuz bir evlilik yaşamaktadır. Kendisiyle para için evlenen bir adamın eşi olan Hacer, her mutsuz insan gibi herkesi kıskanmaktadır. Hacer’in annesi, Suat’ın kayınvalidesi olan ve kendisinden hanımefendi diye bahsedilen karakter ise; ailesini ayakta tutmaya çalışan, fedakarlık yapmaktan mutlu olmaya fırsat bulamayan bir kadındır. İlginçtir, Mehmet Rauf’un Eylül’ünde öne çıkan erkek karakterlerin erkek olmak dışında ortak özelliği neredeyse yoktur. Ancak kadın karakterlerin hepsinde “mutsuzluk” halinin çeşitli şekillerine şahitlik ederiz.

*

Mehmet Rauf, çağdaşı ve üstadı Halit Ziya Uşaklıgil’in yolundan giderek hayatın gerçeklerini romanlarına yansıtmaya çalışmış bir yazardır. Özellikle kadın konusuna değindiği eserleri daha dikkatle ele alınmalıdır. Zira kendileri hem yaşamıyla hem de eserleriyle kadınlara ve kadınların yaşamına oldukça ilgilidir. Mahasin ve Süs dergileri magazin ağırlıklı kadın dergileridir. Daha sonra renkli resimlerle yayımlanan Gelincik dergisi de kadınlara yönelik dergiler arasında sayılmalıdır. Hatta bu dergide yayımlanan bir kadın resminden dolayı üç aylık mahkûmiyete çarptırılır. Dolayısıyla dönemin kadınlarıyla fazlasıyla ilgilenen ve onların dertlerini bilen bir yazardır. Bu noktada eserinde çizdiği kadın karakterlerin mutsuz oluşu düşündürücüdür. Yazar, kadınların mutsuzluğuyla da yetinmez. Kadın karakterden Suat, bir eylül ayında konakta çıkan yangından çıkarılamaz ve onu kurtarmaya çalışan yasak aşkı Necip ile birlikte alevlerin arasında can verir. Ölüm, bir kadının aşkına kavuşabildiği tek adres olarak gösterilir. Aslında aradan on yıllar geçmesine rağmen hâlâ daha birçok kadın için ölümün adres gösterilmesi bu topraklarda değişmeyen bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.

Bütün bunların neticesinde; eylül,

Kimileri için üretimin karşılığı olan hasattır,

Kimileri için aşkın bitişidir bağ bozumu mevsiminde,

Kimileri için kavuşamadığı aşkıyla ölmektir, alevlerin pençesinde…

Peki, sizin eylül’ünüz hangisi?

Mehmet YILMAZ