Kentdeha – Deha TV Radyo

AYRIK OTU (19 EKİM 2020)

AYRIK OTU (19 EKİM 2020)
EYLEM ŞİMŞEK
EYLEM ŞİMŞEK( eylemsimsek@kentdeha.com.tr )
1.014 views
19 Ekim 2020 - 7:00

NERDE KALDIN SONBAHAR?

Bildiğimiz üzere Sonbahar Eylül ayı ile birlikte başlar. Önce serin hava olur Eylül’de, sonra birden bastıran birkaç günlük garip bir sıcaklık ve artık iyiden iyiye hissedilen Sonbahar etkisi ve o tatlı serinlik. Sabah saatlerinde öyle güzel bir serinlik olur ki sizi üşütmez ama hafif serinliği ile uyandırır. Berrak bir hava olur bir de o tatlı serinlikte.

Bu arada Pastırma yazı diye bir dönem var ki o, Eylül’de değil Ekim ayının sonundan Kasım ayının ortasına kadar bir iki günlük hava değişiminden kaynaklı sıcaklığa denilir. Zaten bu dönemde hepi topu bir ya da iki defa olur. Dünya’da birçok yerde görülen ve bizim, pastırmanın yapıldığı dönem olması nedeni ile Pastırma yazı adını verdiğimiz bu dönem Almanya’da “koca karı yazı”, İsveç’te “Azize Birgitta yazı”, Amerika Birleşik Devletleri’nde “Yerli yazı” diye adlandırılır.

Sonbahar bir de hep depresyon, yağmur, gri bulutlar, hastalık gibi şeyler çağrıştırır ve genelde sevilmez, tabi yaz bitti durumu da cabası.

Sonbaharın bendeki yeri ise çok ayrıdır. Yaz aşkı, İlkbahar geldi aşk havası, Kasım’da aşk başkadır (Film adıdır) sözlerinden ziyade en güzel aşk ayı Eylül’dür. Ne sıcak ne soğuk, ne gri ne yakıcı güneşi olan Eylül tam da aşkta olması gereken uyuma ve dengeye dairdir.

Sonbahar ayrıca en güzel tatil mevsimi benim için. Her rengin süzüldüğü öylesine enfes bir güzelliği vardır ki bakmaya doyamadığınız birçok doğa harikası gözünüzün önünde olur. Mesela ben şimdi işyerimizin tam karşısında bulunan sanırım yaşı benden biraz büyük Çınar ağacını izledikçe yeşil, sarı, kızıl, kahverenginin sonbahar rüzgârı ile olan dansını izliyorum. Yaz aylarında güneş altında kavrulup sonra bu eziyetten kurtulmak için denize girmek bana keyif vermediği gibi yorucu da gelir. Sonbahar öyle mi oysa? Çantanıza yaşamsal gerekliliklerinizi alıp yollara düştüğünüzde sadece bedeniniz değil tüm ruhunuz dinlenir. Şimdiye dek bir defa yapsam da böyle bir tatil hep planlarım dâhilinde olacak.

Şimdi dönelim bunca sözün üstüne yaşadığımız Sonbahara.

Çok geç kalmadı mı sizce de? Ben özlemle bekledikçe o zamanı boşa harcayıp Ekim ortasında daha yeni merhaba demeye başladı. Cidden hep bahsi geçen ve benim de durmadan sözünü ettiğim Küresel İklim Krizine mi takılmıştı acaba? Zannederim öyle yaptı. Aynı sözleri tekrar tekrar söylemek istemediğim için benim de vaktim gelmişken şu cümleyi kurayım; “Bizim zamanımızda Ekim’de mont giyerdik”

Geldik Ekim ortasına ama hala 30 derece diye bir termometre şakası olamaz sanırım.

Gelelim filmimize, dediğim gibi Sonbahar tam da aşkın en güzel fonudur. Evde film izleme hevesini de arttıran bu mevsimde New York sonbaharını görebileceğimiz “New York’ta Sonbahar” filmini izleyin derim. Aşırı doz aşk ve romantizm içerir söylememe gerek yok.

Eylem Şimşek