Kentdeha – Deha TV Radyo

İKİ DÜNYALI İNSANLAR (25 NİSAN 2022)

İKİ DÜNYALI İNSANLAR (25 NİSAN 2022)
Aybüke Taştan( aytastan97@gmail.com )
30 views
25 Nisan 2022 - 0:00

“Teknolojiler yalnızca insanların kullandığı araçlar değildir insanları yeniden icat eden araçlardır.” Marshall McLuhan

Teknoloji ilerledikçe dünya küresel bir köy haline geldi. Küresel köy kavramını ise ilk kez, Kanadalı yazar Marshall McLuhan ortaya atmıştı. McLuhan, özellikle elektronik iletişimin yaygınlaşmasıyla birlikte, dünyanın küçük bir topluluk gibi olacağına inanmıştı. Bir haberin aynı anda dünyanın her yerindeki insanlara ulaşabilmesi bunun en büyük örneğiydi.

McLuhan’ın yaşadığı döneme bakarsak ortada internet diye bir kavram bile yoktu. “Küresel bir köyde yaşıyoruz ve sayımız durmadan artıyor. Aslında insanlar gazete okumuyorlar. Her sabah sıcak bir banyoya dalar gibi onların içine dalıyorlar. Büyük olmanın en hoş yanlarından biri küçük düşünme lüksüne sahip olmaktır. Araç mesajdır. Teknolojiler yalnızca insanların kullandığı icatlar değildir, insanları yeniden icat eden araçlardır. Anadil propagandadır. Ortam mesajdır” der bir iletişim kuramcısı olan McLuhan ve yaptığı öngörüyle adını tarihe yazdırmayı başarır.

*

Şimdi günümüze dönelim, McLuhan’ın ortaya attığı küresel köy kavramını inceleyelim, aynı anda aynı haberi alabilen dünyanın iki uç noktasında olmasına rağmen yan yanaymış gibi konuşabilen, aynı şeyleri yiyen, içen, aynı kıyafetleri giyen ve en önemlisi hemen hemen aynı şeyleri düşünen birbirinin tıpa tıp aynısı insanlar…

“Teknolojiler yalnızca insanların kullandığı araçlar değildir insanları yeniden icat eden araçlardır.” diyen McLuhan’ı daha iyi anlıyoruz sanki. Teknolojinin gelişimi medyayı, medyanın gelişimi insanların yaşayış ve düşünüş tarzını etkilerken bir taraftan da onları yalnızlaştırdı aslında. Şimdi bir düşünün, kaçınız evinizde ailenizle bir arada oturup saatlerce muhabbet ediyorsunuz? Belki de çok çok azınız yapıyor bunu ancak birçoğumuz bir süre otursa bile sıkılıp odasına çekiliyor ve belki telefon belki televizyon ile bir şekilde bireysel alanını yaratıyor.

*

Burada televizyona değinmeden edemeyeceğim, televizyon bile eskiden toplu halde izlediğimiz ve birlikte vakit geçirmemize olanak sağlayan bir araçken şimdilerde hemen her evde 2 belki daha fazla televizyon var. Telefonlarımızın, tabletlerimizin, bilgisayarlarımızın bile içinde televizyon var.

Bütün bunlar zaten bizi yalnızlaştırmışken bir de üzerine sosyal medya eklenince insanın çift dünyası olması kaçınılmaz oldu. Gerçek dünyada gördüğünüz bir insanla sosyal medyada tanıdığınız insan aynı olmamaya başladı. Örneğin, çok pasif çocuklar yetişti topluluk önünde ne konuşacağını ne söyleyeceğini bilmeyen ama aynı çocuklar klavyede verdi veriştirdi karşı tarafa. Sizin o gördüğünüz mülayim amcalar bile telefonun şaşalı dünyası içinde 25 yaşında hızlı bir genç delikanlı oluverdi ve bütün bunlar olurken gerçek dünya aktı gitti. Fakat biz onu göremedik çünkü yarattığımız daha mükemmel “Biz” ile birlikteydik o sırada. Koca dünya küçülüp sığar mı insanın cebine? Sığdı valla…

*

Yarınlar belki de cebimizde değil gözlerimizde olacak, belki de gerçek dünya ile sanalını karıştıracağız. Giderek küçülüp kalan dünyada bizlere keşfedecek yeni bir yer kalmayınca da kendi dünyamızda yalnızlığımız ile boğuşacağız. Peki, ne yapmalıyız? Hemen elinizden atın o telefonları diyemem çünkü bu yazıyı okuduğunuz ekran da telefon ekranı. Ancak şunu söyleyebilirim, arada bir de olsa kafanızı kaldırın. Gerçek ve sanalı birbirinden karıştırmadan kendi kimliğinizi bulun. Bütün yaşantınızın yarattığınız sanal sayfada değil, gözkapaklarınızın ardında olduğunu unutmayın. Muhabbet edin ve yalnızlığı o kadar da sevmeyin.

Aybüke Taştan

NOT: Yayımlanan yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazara aittir.