Kentdeha – Deha TV Radyo

SİDAR ANIL ÖZALP İLE YEŞİL KÖŞE (06 HAZİRAN 2022)

SİDAR ANIL ÖZALP İLE YEŞİL KÖŞE (06 HAZİRAN 2022)
SİDAR ANIL ÖZALP( sidarozalp@inerji.com.tr )
8 views
06 Haziran 2022 - 0:00

Daha Temiz Çevre, Daha Yaşanabilir Yarınların Hayali İle…

Tüm kıymetli okurlarıma iyi haftalar, mutlu günler dileklerimi sunarak gezegenimizin Çevre Haftasını kutlarım. 5 Haziran tarihi tüm dünyada Dünya Çevre Günü olarak kutlanmakta ve 1-7 Haziran haftası ise ülkemizde bu yıl ilk defa Türkiye Çevre Haftası olarak anılmaktadır. Ben de bu hafta köşemde siz değerli okuyucularım ile 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü, ülkemizde bu yıl ilk kez kutlanan Türkiye Çevre Haftası’nı ve sürdürülebilir dünya hedefiyle naçizane dikkat çekmek istediğim hususları paylaşmaktan mutluluk duyacağım.

Öncelikle 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün tarihçesini paylaşacak olursam; Dünya Çevre Günü, 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde düzenlenen 133 ülkenin katılım gösterdiği Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla, her yıl 5 Haziran tarihinde kutlanmaktadır. Alınan bu karar ile dünya çapında çevre bilincini arttırmak, çevresel sorunlara dikkat çekmek ve çevrenin korunması konusunda farkındalık yaratmak hedeflenmiş olup; gelecek nesillere daha temiz ve daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına eylem planları geliştirilmiştir.

*

Ülkemizde her yıl farklı bir tema ile kutlanacak olan Türkiye Çevre Haftası ise, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın önerisi ile bu yıl “Sıfır Atık” teması ile kutlanmaya başlanmıştır. Bu hususta, çevre ve çevre sorunları ile ilgili farkındalık yaratmayı hedefleyen bu atılım için tüm tavsiye ve karar mekanizmalarına teşekkürlerimi sunarım.

Öncelikle çevre kavramını tanımlamak gerekirse; insanların ve diğer tüm canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam çevre olarak ifade edilmektedir. Kısacası gözümüzün gördüğü her şey, yaşamımızı sürdürdüğümüz ortamdır çevre. Bugün içerisinde bulunduğumuz doğa, yarınlarımızın teminatıdır çevre. Tüm canlıların içerisinde bulunduğu doğal bir dengedir çevre. Bu dengeyi oluşturan ekosistemin parçalarında meydana gelen problemler ise ekosistemin tamamını etkileyip, tüm dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Her defasında söylediğim gibi, maalesef bu dengenin bozulmasında en önemli faktör ise bizleriz, insanoğlu. İnsanın yaşamını sürdürmesi adına gezegenden faydalanmaya yönelik yaptığı her hareket bu doğal dengeyi doğrudan etkilemektedir. Bugün insan eli ile bozulan denge, yarınlarımızın mirasından çalmaktadır.

*

İçerisinde bulunduğu doğa ile sürekli ve karşılıklı bir alışveriş içerisinde bulunan insan, bu dengede sürekliliği sağlamak adına, gelecek nesillerin ihtiyaçlarının karşılanmasına imkân sunacak biçimde, kaynakları tüketmeden, gezegenin ve toplumların uzun vadede var olabilmesi adına bugünden yarınlara aktarılacak çevresel mirasın taşıyıcısı olmalı ve sürdürülebilirlik bilinci ile hareket etmelidir. Tüm bu döngünün en doğru biçimde tesis edilmesi ise yürütülecek kamu politikaları ve yaratılacak toplumsal bilinç ile mümkün olacaktır. Bu kapsamda gerek Dünya Çevre Günü gerekse Türkiye Çevre Haftası kapsamında toplumsal bilinci arttıracak birçok eylem ve etkinlik gerçekleşmektedir. Ben de bu hafta özelinde, sürdürülebilir dünya hedefiyle atılması gereken adımları, geliştirilmesi gereken politikaları paylaşmak isterim.

Sürdürülebilir Çevre politikaları; doğal kaynakların tükenmesine ve doğanın dengesinin bozulmasına karşı atılan adımları desteklemekte olup; biyolojik çeşitliliği korumaya ve iyileştirmeye, hava, kara ve denizlerdeki kirliliği önlemeye, temiz ve kaliteli suyun ulaşılabilirliğini arttırmaya, daha az atık hatta “Sıfır Atık” ve daha düşük karbon salınımını gerçekleştirmeye, güçlü tarım ve gıda politikaları yürütmeye, sonuç olarak daha temiz bir dünyada daha sağlıklı bir yaşama katkı sunmaktadır.

*

Bu politikalar kapsamında yarınlarımıza daha yaşanabilir bir Dünya bırakmak için; düşük karbon salınımlı üretim modellerine geçerek fosil yakıt kullanımından vazgeçmeli, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılmalı ve teşvik edilmelidir. Bunlarla birlikte, temiz suya erişimin giderek zorlaştığı dünyada, kontrollü su tüketimi ve atık yönetimi sağlanmalı, akarsular, nehirler, göl ve denizler korunmalıdır. Ulaşımda elektrikli araçlar ve toplu taşımayı teşvik edecek alt yapı, toplumun tüm kesimlerine kaliteli ve ulaşılabilir olarak sunulmalıdır. Ayrıca teknolojik, katma değerli tarım uygulamaları ve doğru tarımsal sulama politikalarının gelecek nesillere daha kaliteli toprak ve gıdaya erişim imkânı sağlayacağı unutulmamalıdır.

Sürdürülebilir dünya, temiz bir çevre adına politikalar geliştirme ve toplumsal farkındalık yaratma adına atılacak her adım, şüphesiz ki tüm dünyada hayat kalitesini ve refah seviyesini arttıracaktır. Tüm dünyada yaşam kalitesinin arttırılması, ancak temiz bir çevre ve doğal kaynakların dengeli ve ihtiyatlı kullanımı ile mümkündür. Bu çerçevede, tüm dünya ülkeleri ile birlikte ülkemizin de geliştireceği ve yürüteceği çevre politikaları tüm dünyada çevresel standartların iyileştirilmesi adına önemli bir itici güçtür.

*

Daha temiz, daha sağlıklı, daha yaşanabilir bir Dünya’yı gelecek nesillere aktarmak ümidiyle,

Önümüzdeki hafta görüşmek üzere, sağlıkla kalın…

Sidar Anıl Özalp

NOT: Yayımlanan yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazara aittir.