Kentdeha – Deha TV Radyo

MEHMET & BEYZANUR ÜNAL İLE MÜTEMMİM CÜZ (NASIL?)

MEHMET & BEYZANUR ÜNAL İLE MÜTEMMİM CÜZ (NASIL?)
Mehmet Ünal( av.tr.mehmetunal@gmail.com )
14 views
30 Haziran 2022 - 0:00

Merhaba kıymetli okurlarım.

“NASIL” yazı dizisi ile rotamıza hukuku koyup daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz “NEDEN”lerin “NASIL”larını ele almak, ortaya gerçekçi ve uygulanabilir çözümler koyma gayreti içerisinde olacağız.

*

Rüyalarımızı süsleyen; müreffeh, tam demokratik, temel hak ve özgürlüklerin kayıtsız şartsız bireylere sağlandığı, bireysel ve kolektif hakların doyasıya yaşandığı bir Türkiye için temel ilke adalettir. Ancak adalet ve hukuk zemininde yükselerek tam demokratik bir ülke olabiliriz. Adalet sisteminin, hukukun yeniden olması gerektiği gibi tesisi, sistemsel ve uzun vadeli plan programlar yaparak mümkün olacaktır. Bunun temelinde de; adaleti, toplumsal, sosyal ve siyasal yaşamın vazgeçilmez unsuru olarak gören anlayışa sahip yöneticiler ve yargı mensuplarının görevde olması yatmaktadır.

Bilindiği üzere yargının üç sacayağı vardır: yargılama, iddia ve savunma makamı. Sacayakları sağlam olmalı ki adalet yemeği devrilmeden, yanmadan leziz bir şekilde toplumun önüne koyulsun.

(Ülke yönetimine talip siyasi partilere işin teknik kısmını havale ederek başlıklar halinde naçizane gördüğüm eksiklikleri ve üzerinde durulması gereken hususları yazmak isterim.)

*

Öncelikle yargı ve iddia makamı süjesi hakim ve savcıların liyakatli hukukçulardan seçilmesi gerekir. Mahkemelerin bağımsızlığının ve tarafsızlığın sağlanması ancak hukuk nosyonu kuvvetli, adalet ve vicdan muhasebesinde ehil, işinde liyakatli hakim ve savcıların görev yapması ile mümkün olacaktır. Bu hasletlere sahip bir hakim veya savcı, ne talimat alır ne de konjonktüre göre davranır. Diğer taraftan siyasi yönetim iradesi, muktedir olduğu iktidarında bir sopa gibi yargı mensupları üzerinde durmamalıdır. “En mükemmel adalet, vicdandır” der Victor Hugo. Bu doğrultuda karar verecek hakimi veya kamu adına talepte bulunacak savcıyı sadece “kendi vicdanı” bağlamalıdır.

Hukuk nosyonu kuvvetli yargı mensuplarının yetişmesi için hukuk fakültelerinin niteliğinin iyileştirilmesi gerektiği muhakkak. Hukuk fakültesi sayısını artırmak ile nitelikli hukukçu yetişmez. YÖK’ün açıkladığı verilere göre 2021 yılı itibariyle ülkemizde 47’si devlet, 37’si vakıf olmak üzere toplam 84 hukuk fakültesi bulunmakta. Her yıl on binlerce hukuk fakültesi öğrencisi mezun oluyor. Birçok üniversitede yeterli ve iyi yetişmiş öğretim üyesi maalesef yok. Buna bağlı olarak da öğrenci başına düşen öğretim üyesi oranında ciddi orantısızlık mevcut. Dolayısıyla iyi hukukçuların yetişmesine yönelik eylemlerin derhal planlı olarak hayata geçirilmesi gerekiyor. Eskilerin bir lafı vardır kötü doktor candan, kötü imam dinden eder diye. Tam da burada kötü hakim, savcı, avukat da adaletten eder, ömürden eder, vicdandan eder, güvenden eder, devletten eder. Bu bağlamda adaletin ve hukukun tesis edilmesinde işinde ehil ve liyakatli hukukçuların olması şarttır.

*

Adalet ve hukukun tam manasıyla tesis edilmesi uzun soluklu ve meşakkatli bir yolculuktur. Burada uzun vadeli plan programlar ortaya koyulmasının yanında çelik gibi bir iradenin de koyulması gerekir. Çünkü siz adalet dediğinizde bir takım çevreler rahatsızlık duyacak ve önünüze taş koymaya kalkacak. Siz hukuk dediğinizde, hukuksuzluktan beslenen ve keyfi yönetime alışmış çevreler rahatsız olacak. Siz adalet dediğinizde bir kısım çevreler sadece “kendileri için adalet”i anlayacak. Siz hak-hukuk dediğinizde diyecekler ki “şşş otur yerine”. Kısaca “adalet ve hukuk” demek, diyebilmek aynı zamanda cesaret demek irade demektir.

Ülkesini en çok seven işini en iyi yapandır deriz her zaman. Bu cümleyi düstur edinmek ve ülkemiz adına varolan problemleri kendi uhdemizde mümkün olabilecek en üst seviyede çözmeye çalışmak gerek.

Bir de kendimizden başlamak çok önemli. Bir konuma gelmeyi, mevkiyi, vakt-i merhunu beklemeksizin hemen şimdi ülkemiz adına “iyilik” yaparak başlayabiliriz…

Sağlıcakla kalın.

Avukat Beyzanur & Mehmet Ünal

NOT: Yayımlanan yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazara aittir.