Türkiye’de doğurganlık hızı uzun yıllardır düşüş trendinde ve nüfusun kendini yenileme seviyesinin oldukça altında seyrediyor. 2014’ten bu yana gerileyen doğum oranı, 2018’de kritik eşik olan 2,10’un altına indi; 2024’te ise 1,48’e kadar düşerek alarm seviyesine ulaştı. Bu oranla Türkiye, AB ülkeleri arasında 9. sırada yer alıyor.
Doğum oranlarındaki azalma sadece eğitimli ve çalışan kadınlarla sınırlı değil. Okuma yazma bilmeyen veya okul bitirmeyen kadınların doğurganlığı son 5 yılda yüzde 38 azalarak 3,65’ten 2,65’e geriledi. Aynı dönemde yükseköğretim mezunlarında bu düşüş yüzde 28 oldu.
Kadınların iş gücüne katılımı son 20 yılda artarak yüzde 37’ye yükseldi; ancak erkeklerde bu oran yüzde 72’nin üzerinde. Ev işleriyle meşgul olduğu için çalışamayanların neredeyse tamamı kadınlardan oluşuyor. Ayrıca 15-24 yaş grubunda ne eğitimde ne istihdamda yer alan genç kadın oranı, erkeklerin iki katı.
TÜİK’in verilerine göre evde çocuk bakımının yüzde 94’ü kadınlar tarafından üstleniliyor. Babaların çocuk bakımındaki payı yalnızca yüzde 2,3. Bu durum, çalışan kadın sayısı artsa bile ev içi yükün değişmediğini gösteriyor.
Kreş sayısı son yıllarda artsa da talebi karşılamaya yetmiyor. 0-4 yaş grubunda 5 milyondan fazla çocuk bulunmasına rağmen kreş ve okul öncesi eğitime ulaşabilenlerin sayısı yalnızca 1,8 milyon. Çocukların yaklaşık yüzde 64’ü anne dışı bakıma erişemiyor.

DTO’da Yeni Dönem Yeni Projelerle Geliyor
Çal’da Festival Coşkusu Doruğa Çıktı!
Bağbozumu’nda Kültür, Gelenek Ve Vefa Buluştu
Acıpayam’da Off-Road Heyecanı Ödül Töreniyle Sona Erdi
Subaşıoğlu: “Ulaşımda Kaos Yaşanıyor”
Oğlu Kazada, Babası Kalp Kriziyle Hayatını Kaybetti
Türk-İş Açıkladı: Açlık Sınırı 37 Bin 388 TL
